Da-na-na-nannn!..
Pek çok efsanenin, pek çok ikonun, pek çok ilkin çıktığı bir okul Volkswagen ya da kısaca VW. Otomotiv dünyasının Alman Devlet Başkanı.
Halen Avrupa’nın da 1 numarası olan Volkswagen grubunun Toyota ile arasında global liderlik yarışı kıran kırana devam ederken bir de Renault-Nissan ortaklığı girdi adaya.
Yakın zamana kadar belki de en saygın tekerlekli taşıtlar kuruluşu olan marka, emisyon dalaveresi skandalıyla büyük bir itibar kaybı yaşadı. Mesele aydınlandıkça biz de Alman usülü yalan ne derinlikte olurmuş öğrenmiş olduk.
Şimdilerde bu karanlık geçmişi elektrikli teknolojilere ağırlık vererek telafi etmeye çalışıyor VW. Ki başarmışa da benzer, zira markanın 2017 satışları (3 milyonu Çin'de olmak üzere) 6 milyonu aştı.
Up!’tan Touareg’e uzanan modelleriyle Volkswagen o kadar geniş kitlelere hitap ediyor ki tasarımda biraz muhafazakâr ve düz takılmasını anlayışla karşılıyoruz. Hem bu kadar tutucu hem de bu kadar öncü olmak da zaten ayrı bir uzmanlık.
Kanatları altına aldığı markaların hemen hepsi onun sayesinde tam gaz gidiyor maşallah. Daha ateşli, daha seksi arabalar mı istediniz? Buyrun Seat. Daha kullanışlı ve hacimli, dev bagajlısı mı lazım oldu? Buyrun Skoda.
Audi ve Porsche gibi, grup bünyesindeki diğer dev markalarla strateji ve alan paylaşımı konularını mükemmel ayarladıkları da muhakkak.
Marka olarak VW’e döndümüzde, başına ne gelirse gelsin bir şekilde sevilmeyi başaran bir pop star görüyoruz. Her zaman iyi yaptığı şeyleri, her seferinde biraz daha iyileştiriyor VW. Bu da rakiplerinde çaresizlik kramplarına yol açıyor haliyle.
Biraz ateş, biraz "human touch", biraz da Apple kafasıyla sadece dünyanın değil, galaksinin efendisi olabilir gibi Volkswagen.